Ana içeriğe atla

Kayıtlar

gösteri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Joko; Sırtımızdaki Yükler…

Bazı oyunları izlemekle izlemiş olmuyorsunuz. Oyundan çıkınca, hatta ertesi gün bile etkisini sürdürüyor izlemek... Araştırıyorsunuz... Araştırırken benzer şeylere bakıyor, işte bu da tam böyle diyeceğiniz şeylerle karşılaşıp, izliyor, okuyor, paylaşıyorsunuz... Toplumsal hayata, süregelen yaşamlarımıza, bugünümüze, değişmeyen kaderimize ve belki de yarınımıza benzetmeler yapıp, çıkarımlarda bulunuyorsunuz... Bazı   oyunları izlemekle izlemiş olmuyorsunuz. O oyun, o metin, geliyor sizin yüzünüze bütün   çıplaklığıyla gerçekleri vuruyor ve bir kez daha farkındalık boyutunda yaşamaya devam ediyorsunuz... Yolcu Tiyatro 'nun bu sezon sahnelediği "Joko'nun Doğum Günü" işte tam da bahsettiğim tarzda bir oyun... Su deposunda işçilik yapan Joko 'nun bir sabah sırtına binerek kendisini parayla taşımasını teklif eden bir adama karşı direnmesi ile başlayan daha sonra depodaki arkadaşlarının da etkisi ve fazla para kazanma hevesiyle başladığı insan taşıma işinde, kongre üye...

"Ömrüm" Bir Cem Karaca Öyküsü...

"Bazı şeyler eskimez. Eskiyenlerin yanında yepyeni durur. Süslü püslü yalan yanında çırılçıplak gerçeğin ta kendisidir bazı insanlar. Bkz. Cem Karaca" yazmış sevenlerinden biri Youtube' daki şarkılarından birinin yorum kısmına...  Ne güzel bir tespit diye düşündüm ilk okuduğumda... Bir sanatçıya söylenebilecek en güzel sözler değil mi sizce de? Cem Karaca'yı oldum olası sevmişimdir. Duruşunu, hakkında söylenen onca söze rağmen bildiğini yapmaktan vazgeçmeyişini, sanatını, dünyanın değiştiği gibi kendisinin de değişebilmesini tabi ki en çok yorumculuğunu...  Burada Cem Karaca'yı anlatmaya kalksam buna bilgim yetmez, benim bahsedeceğim bu hafta sonu izlediğim bir gösteri hakkında...  Doğumundan ölümüne dek, eserlerinden örneklerle hayatının konu alındığı "Bir Cem Karaca Öyküsü" olarak tanımlanan "Ömrüm" isimli tek kişilik müzikli gösteri... Oyuncu ve Müzisyen Renan Bilek 'in müzikteki ustam dediği Cem Karaca ’yla çalıştığı dönemdeki anı...

Romeo ve Juliet'in Üç Boyutlu Dünyası

"Bir kitap okudum, hayatım değişti!" denir ya ben bir gösteri izledim, hayatım değişmedi ama daha önce izlediğim bütün kötü uyarlamaları ve izlerini silip süpürdü... Repliklerini bile ezbere bildiğimiz neredeyse her sene yeni bir uyarlamasını izlediğimiz bugüne kadar sayısız kez bale, film, müzikal ve opera olarak sahnelenen Shakespeare 'in 420 yıllık eseri " Romeo ve Juliet" ten bahsediyorum. Shakespeare'in ülkemizde en çok sahnelenen oyunlarını listelesek ilk üçe gireceği kesin olan Romeo ve Juliet'in bu kez İtalyan bir grup tarafından uyarlanan 3 boyutlu müzikalini seyrettim. Aslında buna pek seyretmek denemez, bütün salon tabiri caizse ağzımız açık sahneye kilitlendik… "Shakespeare'in eserleri klasik sahnelenmeli" diyen bazı otoritelerin aksine ben, eserin özüne zarar vermeden, teknolojinin nimetlerinden faydalanarak, seyirciye farklı bir algı yaşatacak her deneyime açık olan taraftayım. Benim için bu gibi durumlarda en önemli ölçü...