Ana içeriğe atla

Kayıtlar

aşk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir Aşerme Serüveni

-Abi itmesene! Düşücem şimdi merdivenden. -Düş diye yapıyorum ulan! Akşam akşam bu olayı sen açtın başıma... -Abi, ben nereden bileyim yengenin böyle tutturacağını... -Dokuz aylık hamile kadının yanında, "Şöyle güzel yenge, bir yiyen bir daha istiyor, aynı Amsterdam'daki gibi," diye ballandıra ballandıra anlatırsan ister tabii... Benim bile canım çekti sen şapırdatarak anlatırken. -Abi kusura bakma ama senin de göbek bakımından maşallahın var yani, dokuz aylık gibi baksana şu göbeğe... -Sus Recep! Valla bak, şuracıkta bir temiz döverim seni. Arabayı nereye park ettin? -Üst sokakta abi. -Hızlı yürü... Neydi adı bu yerin? Navigasyonu açayım. -"Red Fries" abi -Oğlum, Şirinevler'den, Bağdat Caddesi'ne patates kızartması almaya mı gidilir Deliricem ya! Telefonu tak bakim şu zımbırtıya kestirmeden götürür belki. -Yolluk bir şeyler alalım mı abi bakkaldan? -Şaka mısın oğlum sen? Sür beni çıldırtma! Zaten gıcığım sana şu an... -Mesut abi... Uyuyo musun abi? -Yok...

Aşk Uğruna

Yakalarına iğneledikleri fotoğraftaki hülyalı bakışlı kızın cenazesi için toplanan grubun sessizliğini, üniversiteyi bırakmasın diye çabalayan yakın arkadaşı Merve bozuyor...  Adama olan kızgınlığı istemsizce sesine yansırken, "O, kendinden başka kimseyi düşünmeyen bencil adama bağlandığı kadar şu hayata bağlanamadı. Yazık etti kendine..." diyor, ölümünün suçunu adama yükleyerek. "Baksanıza" diyor grubun en sessizi Aslı, ayakta duramadığı için yakınları tarafından bir banka oturtulmuş, başı önde sessizce ağlayan yaşlı kadını işaret ederek, "Nesrin teyze yıkılmış... Canım benim. Allah yardımcısı olsun..." Özge, sevdiği adam için kendisiyle ilgi her şeyi bırakmış, onun idealleri uğruna yıllarca dünyayı dolaşmıştı... Adam, ünlü bir yazar olduğunda ise yaptığı ilk şey onu terk etmek oldu. Özge bu konuda hiç konuşmamıştı. Sanki o sayfayı kapatmış, kendisi de o sayfayla birlikte hayatını noktalamıştı. Ankara'da annesiyle yaşamaya başlamıştı. Hayattan elini a...

14 Şubat, Aşklar ve Kelaynaklar...

"İnsan sevmeli; bazen bir insanı, yahut da bir ağacı ya da kanadı kırık bir kuşu... Zaten sevmese insan, İnsan mı olur?" demiş ya Cahit Zarifoğlu, ben birçok şeyin yanında bir de 'kelaynak' seviyorum artık.  Evet, kelaynak. Hani o saç özürlü, kara kuru, görece olarak çirkince kuş. Çok hayranım kendilerine...  Bugün, size 14 Şubat 'ın en vefalı kuşlarını anlatacağım... 2021 'in Ekim ayında, uzun zamandır fırsat bulamadığım bir seyahate gitme imkanım oldu. Oldukça uzun bir GAP programıydı. Geziye tek katılmama rağmen, bütün ekiple tanışır tanışmaz kaynaştık. Benim için, görsel zenginliğe doyamadığım, yorucu olduğu kadar inanılmaz keyifli bir seyahatti. Nemrut 'un zirvesinden, Fırat 'ın sularına uzanan bu keşifli süreçten bugünkü yazının konusu olan kelaynaklara geçiş yapıyorum...  Gezimizin bir durağı da, Şanlıurfa 'nın Birecik ilçesindeki ' Birecik Kelaynak Üretme İstasyonu' ydu. Oraya gidene kadar sadece bir kuş olarak bildiğim kelaynakla...