Kahve kavanozunun kapağını açtı ve burnuna yaklaştırarak kokuyu içine çekti. Gözleri kapalı başka diyarlara gidip geldi. Yine mest oldu... Her seferinde nasıl bu kadar etkilendiğine anlam veremeyerek gülümsedi. Özenle seçtiği fincanları tepsiye dizdi, bardaklara su doldurdu. Bitter çikolatasız olmazdı. Çekmeceden çikolata paketini çıkardı. Bugün makinede değil onun sevdiği gibi bakır cezvede pişirecekti kahveyi... Etrafına göz gezdirdi her şey hazırdı. Saatine baktı, on bir olmuş, "Az sonra gelir," dedi yüksek sesle. Kahve saatini önemser, sevdiği diğer ritüeller gibi. Normalde o perşembeleri gelirdi, bu sefer cuma gel diye ısrar etmişti. "Akşam kalırsın, hem çocuklar da seni özledi," her zamanki gibi kırmadı, peki dedi... Çocukluğunun kahramanıydı Leyla, kimseyle konuşamadıklarını dinleyendi. Bilirdi ki ondan sır çıkmaz. Cesaretine, azmine, istediği şeyler için girdiği mücadelelere hayrandı. Annesinin kuzeniydi ve onunla onunla yaşıttı ama hep kendi arkadaşı gibi g...
Söz uçar, yazı kalır!