Ana içeriğe atla

Yeni Yılda “Tiyatro” Önerilerim

Yeni bir yıldan herkese merhaba, bu yıl hepimiz için yeni ve keyifli başlangıçların gerçekleştiği, kaybetmekten çok kazandığımız, üzülmekten çok sevindiğimiz, hoşgörülü bir yıl olsun... Ve elbette sanat dolu olsun! Sizler için, bu sezon izlediğim ve yeni yılda da devam eden seveceğinizi düşündüğüm bir kaç oyun seçtim...

Köprüden Görünüş - Oyun Atölyesi
Genç Yönetmen Hira Tekindor'un yönettiği, Arthur Miller'ın meşhur eserinden sahnelenen oyunun başrollerini; Bülent İnal, Aslı Yılmaz, Nazlı Bulum, Kubilay Karslıoğlu, Aykut Akdere, Ercüment Acar, Sedat Bilenler ve Melih Pamukçu’nun paylaştığı "Köprüden Görünüş" Liman işçisi Eddie ve ailesinin hikayesini başarılı bir şekilde sahneye koyuyor...

Antabus - Tatbikat Sahnesi
Seray Şahiner'in kitabından uyarlanan, İlham Yazar'ın yönettiği ve Nihal Yalçın'ın göz dolduran performansıyla "Antabus" üçüncü sayfa haberlerinde anlatılan hikayelerden biri olan Leyla Taşçı'nın hayatı... Bir "Kadın" hikayesi... İzlediğinize pişman olmayacaksınız...

Vurgun-Üç Oyun - Bitiyatro
Neil LaBute'nin yazdığı, İskender Altın'ın yönettiği, başrollerini; Laçin Ceylan, Murat Taşkent, Sefa Tantoğlu ve Ezgi Yağ'ın paylaştığı "Vurgun-Üç Oyun" etkileyici performanslar eşliğinde, farklı zamanlarda bir otel odasında kesişen, üç farklı şiddet hikayesini ve dört kişinin itirafını tedirginlik içinde izleyeceksiniz...

Hepimizin Öyküsü Aynı - Craft
Dario Fo-Franca Rame'nin kitabından uyarlanan, İpek Bilgin'in yönettiği, başrollerini; Pınar Çağlar Gençtürk, İrem Sak ve Hatice Aslan'ın paylaştığı "Hepimizin Öyküsü Aynı" üç tane kadın öyküsünü ironik bir dille anlatarak seyirciyle paylaşıyor... Zaman zaman güldüren, zaman zaman duygulandıran oyun, sezonun en iyi oyunlarından biri...

Yolculuğum - Tiyatro Spot
Çiçek Dilligil'in yönettiği, Ethel Mulinas'ın kendi hikayesinden yola çıkarak, mide küçültme ameliyatına kadar yaşadığı sorunların hayatına yansıyışını bire bir seyirciye anlattığı "Yolculuğum" zaman zaman duygusallaşıp, bolca kahkaha atacağınız sıcacık bir yaşam öyküsü...

 
En Kısa Gecenin Rüyası - Moda Sahnesi
William Shakespeare'in birçok isimle dilimize çevrilmiş en çok bilinen ismiyle "Bir Yaz Gecesi Rüyası" bu kez "En kısa Gecenin Rüyası" ismiyle Moda Sahnesi oyuncuları tarafından sahneleniyor... Kemal Aydoğan'ın yönettiği, kadrosunda Melis Birkan, Onur Ünsal, Mert Fırat gibi isimlerin de yer aldığı "En Kısa Genin Rüyası" keyifli bir oyun izlemek isteyenlerin pişman olmayacağı bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor...

Çılgın Dünya - Tiyatro İstanbul
Lope de Vega'nın yazdığı, Barış Erdenk’in yönettiği, Burak Altay, Gözde Okur, Fatih Topçuoğlu, E.Utku Ölmez, İlknur Güneş, Tevfik Şahin, Serhat Barış, Ergün Metin, Name Önal, Taygun Songar'ın rolleri paylaştığı "Çılgın Dünya"da Deli Evi'ne sığınan suç işlemiş bir asilzadenin başına gelenleri kahkahalar eşliğinde izleyeceksiniz... "Çılgın Dünya" bu sezonun en iyi komedilerinden biri.

Şimdilik tavsiyelerim bu kadar...


Kim bilir belki de izlediğiniz oyunları beğenip kulaklarımı çınlatırsınız, belli mi olur? 


Sevgiyle,


Yazıyı serbestiyet.com'dan okumak için;

İnstagram adreslerim: 


Sevil Özdemir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İçimdeki Yaz

  Zamanda yapacağı yolculuktan habersiz, elindeki kitabı dikkatle inceliyor ve "En az on beş sene olmuştur," diye tahmin yürütüyor. Okuduğunu pek hatırlayamıyor ama belli ki onun kitabı, hep yaptığı gibi ilk sayfasına tarih atıp bir de not yazmış. İşte tam düşündüğü gibi, on beş sene öncesinin tarihi. Üniversiteye hazırlandığı sene, "Peruş'un hediyesi," diye de not düşmüş. Hafif bir esintiyle irkilip, yan sandalyedeki şala uzanıyor, burnuna gelen melisa kokusuyla mest olurken bakışlarını balkonun en ucundaki büyük, yeşil saksının içinde, narin bir genç kız gibi süzülen melisaya çevirip, "Ahh! Melisa, sakın kokunu sadece rüzgara bırakma," diye tembihliyor ve havada kalan ferahlatıcı kokuyu içine çekiyor. Şalın yumuşak sıcaklığına sarınıp, bir yandan kahvesini yudumlarken karıştırdığı kitabın içinde bir fotoğraf buluyor. Üç kişi var fotoğrafta, ikisinin yüzü kalemle karalanmış. "Kıskanç Serap," diye azarlıyor on beş sene önceki hâlini. Fotoğraf...

Kan Bağı Olmayan Kız Kardeşler...

Kız kardeş candır, kandır, dosttur...  Bir de kan bağı olmadan kardeş bildiklerin vardır. Onlarla öyle şeyler yaşar ve paylaşırsın ki fark etmeden aile olursun... Beraber büyürsün, öğrenirsin, dinlersin, akıl verirsin, sevinirsin, üzülürsün... Kimseyle paylaşmadıklarını paylaşır, kimseye anlatılmayanların seninle paylaşıldığını bilirsin. Zaman önce güvenmeyi, sonra güvenine en sadık kalanların kız kardeşler olduğunu öğretir... Sonsuz bir güvenle sırtını yaslarsın. Bilirsin ki kardeş candır, candan zarar gelmez... Sonra aile genişler, evlenip çoluk çocuğa karışılır... Görünce gözlerinin ışıldadığı, görmediğinde içini sızlatan yeğenler doğar, sevgiyle büyürler... Aile büyüdükçe paylaşımlar artar, bağlar derinleşir... Bir sıkıntın olsa bilirsin ki kimse yoksa onlar var. Bu duyguyu dünyalara değişmezsin... Çünkü, bu dünyanın en güven verici şeyidir... Onların karşına çıkması tesadüf değildir. Bunu hep bilirsin... Kız kardeşler kandır, candır, varlığına hep şükredilenlerdir... K...

Dikenler

  Adamın dikenleri vardı. Kadının ise görünmeyen yaraları. Kadın gizlice sarardı yaralarını; bazen gözyaşlarıyla. Adam eve geldiğinde, kadın gün boyu içinde biriktirdiği kırıntıları koyardı masaya. Adam tek hamlede yutardı kadının bütün umutlarını...   Kadın adama babasından, kendisine de annesinden aşinaydı. Eski bir filmin tekrarı gibiydi hayatı. Babası televizyon karşısında çay beklerken, annesi bulaşık yıkardı ağlayarak.   Adam annesinin gizli gözyaşlarını hiç bilmeden büyümüştü. Babasından gördüğü kadarıyla öğrenmişti kocalığı. Eve bakması yeterli değil miydi, inceliklere ne lüzum vardı?   Hem ne yaparsa yapsın, kadınlara zaten yaranılmazdı.   Kadın bir gün annesinin hayatını yaşayacağını hiç düşünmemişti. Çünkü adam dikenlerini henüz göstermemişti. Beyaz gelinliğine astığı umutlarla, bir kuğu gibi süzülüyordu adeta.   Ne zaman ki ayakları yere değdi, işte o zaman hatırladı annesinin gözyaşlarını.   Adam da dikenlerinin farkında değildi başta. Evl...